Simplicity

"Simplicity is not a simple thing."
"Basitlik basit bir şey değildir."
Charlie CHAPLIN
Bu gadget'ta bir hata oluştu

24 Şubat 2017 Cuma

ACELECİ (SEYR-İ MÜLKİ - 13.01.2017)

ACELECİ (SEYR-İ MÜLKİ - 13.01.2017)

İstanbul Atatürk Havaalanı... 
Uçağa geçiş için son kontroldeyiz. Nereye giderse gitsin bütün yolcular yan yana dizili kontrol noktalarından geçiyor. Vakit biraz daraldı, yaklaşık yarım saat var kalkışa. Binişlerin başladığını ekrandaki "uçağa gidiniz-boarding" yazılarından anlıyoruz.
Önümde 4 kişi var, biri arada çıkarıp x-ray cihazından geçmesi için tepsiye koyduğu saate bakıyor ama sakin. Benden sonra da 4-5 kişi var; yani çok kalabalık değil.
Tam bu sırada nefes nefese kalmış, daha rahat koşmak ve nefes alabilmek için olsa gerek gömleğin üst düğmesini açmış ve boynunda takılı kravatı oldukça gevşetmiş, hafif kilolu, bir elinde küçük çantası, diğerinde paltosuyla memur olduğunu düşündüğüm biri sıradakileri geçerek en öne vardı:
"-Uçağım kalkıyor, izin verin geçeyim" dedi.
Sık sık saati kontrol eden adam birden parladı:
"-Geç kardeşim sıraya, hepimizin uçağı kalkıyor!"
Bu tepkiye diğeri de sert tepki verdi. Derken güvenlik devreye girdi, araladı. Sıradaki bizlerden izin alınarak acelesi olanın geçmesi sağlandı. Ondan iki kişi sonra da "saatçi" geçti. Biraz sonra da ben geçtim ve Ankara uçağı biniş salonuna vardım, kimse yok, bileti okutup uçağa geçtim. Ön kapıdan arkaya doğru ilerlerken baktım "aceleci memur" 7. sırada oturuyor. Ve tam arkasında da "saatçi!"
Benim yerim de 9. sıradaki cam kenarı.
Üçümüz de arka arkaya sıralandık. Meğer hepimiz Ankara'ya uçuyormuşuz.
Yalnız "aceleci" hala zor soluyor, "saatçi" de burnundan soluyordu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder